B2B Ticaret, Dış Ticaret, Girişimcilik, İş Dünyası
8 Yorum E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-2

İlk bölümde E-Brokerlık nedir, kanmamanız gereken hikayeler, dışarıdan ne gözle bakılıyor ve nasıl yapılmamalı konularına değinmiştim.
Bu yazıda ise bu işi hakkıyla yapmak isteyenler için nasıl yapmalı, ne yapmalı elimden geldiğince anlatacağım.
E-Broker Olmak İçin Yapmanız Gerekenler ve Adaylara Tavsiyelerim:
- Tedarikçileri tanıyın
İş yapacağınız sektör üzerine detaylı bir araştırma yapın. Sektörde ürününüzü tedarik edeceğiniz firmalar neler yapıyor, en büyükler kimler, nasıl bir rekabet var, iş yapış şekilleri nasıl, güvenilirler mi gibi konular üzerine kafa yorun. Mümkünse yüzyüze görüşün, onları ziyaret edin, bir çaylarını için.
Şunu unutmayın ki sadece internetten bir üretici bulupta onun malını alıp satabileceğinizi veya aracısı olabileceğinizi düşünmek hayalperestlik. Bir çok firma alıcıyla araya girecek kişilere sıcak bakmamakta, ciddiye almamaktadır (laptopçu deyiminden bahsetmiş miydim?)
- Ürünleri tanıyın
Satışını yapacağınız ürünleri çok ama çok iyi tanıyın. Ürünün özellikleri nelerdir, nasıl üretilir, üretim aşamaları nelerdir, pazarda satış grafikleri nedir, nerelere en çok satışı yapılmaktadır, herhangi bir tehlikesi var mı, rekabetin yoğun olduğu bir ürün mü hepsini öğrenin. Bir müşteriyle görüşürken ürün hakkında soru sorduğında cevap veremediğiniz an, o müşteriyi kaybettiniz demektir. Müşteri karşısında profesyönel birini görmek ister.
(Daha ayrıntılı bilgi için: “Yurt Dışı Pazar Araştırması Nasıl Yapılır?“)
- Dış ticaret mevzuatına hakim olun:
A’dan Z’ye bütün gümrük mevzuatını bilmenize lüzum yok. Ancak genel geçer kullanılan terimleri kesinlikle öğrenin. Teslim şekilleri nelerdir, ödeme şekilleri nelerdir, ürünlerinizin yurtdışına çıkışı veya hedef ülkelerde ithalatı sırasında istenenler nelerdir bilmeniz gerekir. Bunun için IGEME‘nin websitesinden yararlanabilirsiniz.
- İyi bir gümrükçü ve muhasebeci bulun:
Bulabildiğiniz en iyi, en sağlam referansları verebilen gümrük müşaviri ve muhasebeci ile çalışın. Gümrük müşaviri, malınızın çıkışının zamanında yapılmasından tutun, ürününüzle ilgili en düşük maliyetle ve en az belgeyle ihracat yapmanıza kadar bir çok konuda yardımcı olacaktır. Sizin sektörünüzde referansları olmasına dikkat edin.
Muhasebeci ise vergilerinizi ayarlayan, bütün resmi kayıtlarınızı yapan kişi. Ucuz diye çalıştığınız ama bilgisiz bir muhasebeci size ödeteceği ekstra vergiler ile en pahalı hale gelecektir.
- Komisyoncu / aracı olmaktan vazgeçin:
Alıcı ve satıcıyı buluşturup aradan pay almak ne kadar kolay ve cezbedici gözüküyor değil mi? İşin aslı öyle değil. Bir müşterinin karşısına çıkıp ben e-brokerım / aracıyım / komisyoncuyum dediğiniz anda onun gözünde sadece fiyatı arttıran ve ekstra ödeme yapmasını gerektiren bir engel olacaksınız.
Ayrıca müşteriniz sizinle çalışmayı bir sefer kabul etse bile, ihracatı tedarikçinizin yapması gerekeceği için direk satıcıya ulaşacak ve bu onunla büyük ihtimal son iş yapışınız olacak. Alıcı siz olsanız, malı direk alacağınız kaynağa ulaşabilecekken arada birine ekstra para ödemek ister misiniz? Ama ben ekstra danışmanlık yapıyorum, malını burda takip ediyorum, en iyi kaynakları buluyorum vs gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Bu kendinizi kandırmaktan başka birşey değil. Alıcı akrabanız veya yakınınız değilse, satıcı yerine size güvenmesi için hiçbir sebep yok.
Eğer siparişinde bir sorun çıksa ve herşey mahvolsa siz hiçbir şekilde sorumlu olmayacaksınız ben sadece aracıyım diyeceksiniz. Bu size çok hoş gelsede müşteriye bu şekilde gelmeyecek.
Tedarikçiler açısındanda aracılar, e-brokerlar güvenilmez, amatör kişilerdir. Bu şekilde çalışmanız göreceksiniz ki size hiçbir şey kazandırmayacak (en azından orta ve uzun vadede). Siz hiç e-brokerlık yaparak hayatını kazanan birini gördünüz mü? Ben görmedim.
- Kendinizi farklı konumlandırın:
E-broker, trader, komisyoncu vs olarak değil, dış ticaret şirketi, fason üretim yaptıran bir firma, distribütör gibi şekillerde konumlandırın. Müşteriniz sizi ekstra bir külfet olarak görmemeli ve elinizi taşın altına koyduğunuzu, yani riski paylaştığınızı bilmeli.

- Şirket kurun:
Madem ciddi olarak bu işi yapmayı düşünüyorsunuz, bir limited şirket kurun. Şahıs şirketide olabilir aslında ancak limited şirketin saygınlık açısından, çeşitli işlemler sırasında ve bazı belgeleri alacağınız zaman size ekstra fayda sağlayacağınızı unutmayın.
- Satışı kendiniz yapın:
İhracatı her zaman kendiniz yapın, ve müşterinin direk alıcıya ulaşmasına fırsat vermeyin. Müşteriyle kontratınızı yaptıktan sonra veya ödeme aldıktan sonra tedarikçiyle kontratınızı / ödemenizi yapın ve malı teslim alın. Bunun için illa bir depoya ihtiyacınız yok. Tedarikçi malı sizin için yüklemeye kadar deposunda tutacaktır.
Kendinizi müşteri tarafından kontrat veya ödeme ile garanti alır ve tedarikçinizle de aynı şartlarda çalışırsanız, riskiniz ve koyacağınız sermaye oldukça düşük olacaktır.
- Profesyönel Bir Websitesi:
Adı üzerinde E-Broker, yani işlerinizin çoğunu internet üzerinden yürüteceksiniz ve müşterileri ağırlıklı olarak internet sayesinde bulacaksınız. Profesyönel, temiz görünümlü ve ziyaretçileri yormayacak bir websiteniz olsun. Uyduruk şablon siteler yerine benim tavsiyem WordPress tabanlı bir site kullanmanız olacaktır. İnternet üzerinde binlerce paralı / parasız WordPress şablonu ve anlatımı bulunmakta.
- Kurumsal E-Posta:
sirketiniz@gmail.com tarzı bir e-posta adresi kullanmayın. Bedava e-posta sağlayıcılarının verdiği e-posta hesaplarını unutun. Websitenizin adresi www.sirketiniz.com ise, eposta adresiniz isim@sirketiniz.com gibi olsun.
- B2B Sitelere Kayıt Olun:
B2B siteler, bir kaç tanesi dışında çoğu işe yaramayan, alakasız talepler ve spam gönderen sitelerdir. Ancak Alibaba.com başta olmak üzere 2-3 tane sitede detaylı profil oluşturup ürünlerinizi girmeniz gerekirken, elinizden geldiğince fazla B2B siteyede sadece iletişim bilgilerinizi ve ürün gamınızı gireceğiniz şekilde profil oluşturun. Bu, firmanızı google’da çok daha ulaşılabilir kılacaktır.
- Sosyal Medyayı Kullanın:
Sosyal medyanın önemi günümüzde yadsınamaz. Şirketinizin / girişiminizin muhakkak Facebook sayfası, Twitter hesabı, Blogu ve LinkedIn hesabı olmalı.
Özellikle Blog tutmak ve LinkedIn B2B iş yapanlar için çok faydalı olacaktır. Biraz açarsak;
- Blog: Şirketinizin websitesi altında (blog.sirketiniz.com veya www.sirketiniz.com/blog seklinde) ürünleriniz, sektörel haberler veya müşterilerinizin ilgilenebileceği konular üzerine özgün yazılar yazmanız sizi hem internette daha görünür kılacak, hem de sektör üzerine deneyimli ve güvenilir firma imajı sağlayacaktır.
- LinkedIn: Kişisel hesabınızı açın, profilinizi detaylı bir şekilde doldurun. Ayrıca şirketiniz için “Company Page” açıp ürünlerinizi ve şirket profilinizi de yerleştirin. Bundan sonra yapmanız gerekenler, sektörünüzle ilgili yer alan yüzlerce gruba üye olarak tartışmalara katılmak, ürünlerinizle ilgili buradan duyurlarınızı yapmak olacak. Göreceksiniz ki bir süre sonra insanlar size uzman gözüyle bakacak, ürününüz için talepler gelmeye başlayacak.
- Ürün Çeşidini Sınırlı Tutun:
Ne kadar çok çeşit olursa o kadar çok satarım diye düşünebilirsiniz. Ancak daha çok yeni ve tecrübesiz olduğunuzu düşünürseniz, geniş ürün çeşidini kontrol etmeniz çok zor olacaktır.
Hepsi için gelecek ciddi veya ciddi olmayan talepler, hepsi için tedarikçilerle yapacağınız görüşmeler, numune talepleri, bir çoğu olumlu sonuçlanmayacağı halde bütün gününüzü esir alacak ve ana hedefleriniz için çalışmanızı zorlaştıracak. Bunun yerine ilk başta ürün çeşidinizi 5 – 10 adet arasında tutun.
Herşeyi yarım yarım bilerek iş yapamamak yerine, bir şeyi tam olarak bilin ve iş yapın.
gercekten cok guzel bir paylasim olmus elinize saglik
Şimdiye kadar e-brokerlık ile ilgili okuduğum en güzel, en faydalı yazıydı,ellerinize,beyninize sağlık çok teşekkürler.
Cok tesekkur ederim, begendiginize cok sevindim :)
çok güzel ve faydalı bir yazı elleriniz dert görmesin yazılarınız daha sıklıkla yazın :)
elinize saglik konuyla ilgili aklimdaki acabalar sayanizde gidermis oldum ufkumu genisletip ileriye daha bilincli bakma olanagi verdiniz tesekkurler
gerçekten çok karamsar bir yazı olmuş.. bu işi yapmaktan vazgeçiyorum.. sayenizde.
Amaç karamsarlığa düşürmek değil, sadece gerçekleri gösterebilmek. Benim sayemde (yüzümden) vazgeçeceğinizi de düşünmüyorum, belki yeterince hevesiniz yoktur veya çok daha kolay para / başarı kazanmayı hayal etmiş olabilirsiniz, bunlar da sebep olabilir. Bu iş ne yazık ki çok olay bir iş değil, anlatmaya çalıştığım bu.
Çok gerçekçi ve ayakları yere basan ifadelerin olduğu bir site yapmıpşsınız, teşekkür ederim.
Bende daha önce çalıştığım firma üzerinden ihracatlar yaptım, bu vesile ile bir çok ülkeyide ziyaret etme şansım oldu.
Ama, insan kendisi bişeyler yapıcam deyince iş bir anda zorlaşıyor.
Motivasyon ve hedefler bir anda küçülüyor. İşin özeti, dışardan denildiği kadar kadar kolay değil bu işler….