Başarının Karanlık Yüzü

Başarıya ulaşmak ve kutlamak iş hayatının önemli ve aslında en eğlenceli kısmı. Kutlamaya değer bir başarıya sebep olduğunuzu bilmek kadar güzel bir his yok sanırım.

Ancak inanın veya inanmayın, başarının bir de karanlık yüzü var.

Geçmişte başarılı olan hatta büyük başarılara imza atmış bir çok şirketi şu an dipte görebiliyoruz veya sektörden silindikleri için kendilerini hiç göremeyebiliyoruz. Buna örnek olarak benim aklıma ilk gelenler RIM (Blackberry) ve Nokia. Bildiğiniz gibi, zamanın efsane şirketleri (ki çok da eski bir zamandan bahsetmiyoruz) RIM kendisini satışa çıkarmaktan son anda vazgeçmiş ve ölüm kalım savaşı verirken Nokia ise ölmesine ramak kala Microsoft tarafından satın alındı.

Bu şirketlerin bu kadar büyük başarılara imza atmışken tepetaklak olmalarının tabii ki bir çok farklı sebebi var. Ama benim bu konuda dikkatimi çeken en önemli noktalardan biri bu şirketlerin başarının lanetine uğramış olmaları.

Başarının karanlık tarafı dış etkenlerden ziyade iç sebeplerden dolayı ortaya çıkıyor.

Muhtemel sebepleri ve korunmak için benim tavsiyelerim şöyle:

Kendi PR hikayeniz içinde kaybolmayın. Başarılı şirketler medyanın bir kere dikkatini çektikten sonra önce yerel sonra bölgesel, ulusal ve hatta uluslararası düzeyde haber olmaya başlarlar. Hikayeler yazılır, röportajlar yapılır hatta şirket başarısı üzerine efsaneler üretilir.

İlk bir kaç haberden sonra şirket kendisi hakkında yazılanlara ve bir kısım abartılara kendisini o kadar kaptırır ki kendisini aslında olmadığı yerlerde görmeye başlar. Başka kimse tarafından bilinmeyen gizli bir formüle sahip olduğunu ve bu gizli formül ile aklına ne gelirse gelsin ne iş yaparsa yapsın başarılı olacağına inanır.

Unutmayın, gerçekten Coca Cola gibi gizli bir formüle sahip değilseniz sizi koruyacak ve her zaman kazanmanızı garanti edecek gizli bir formülünüz yok demektir. Hakkınızda yazılıp çizilenlere kendinizi kaptırıp bunun aksini düşünmeyin.

Bitiş çizgisini hep daha ileriye taşıyın. Spor müsabakalarının aksine, tek bir maçı veya turnuvayı kazanmanız başarılı olmak için yeterli değildir. İş dünyasında her başarının ardından başka bir meydan okumayla karşı karşıya kalırsınız. Bu uzun ve bitmeyen bir maraton.

Büyük bir müşteri ile bol sıfırlı bir kontrat imzalamış olabilir, dışarıdan yatırım almış olabilir veya yüksek satış adetlerine ulaşmış olabilirsiniz. Yapacağınız kutlama ile başarıya ulaştığınızı ve bitiş çizgisini önde bitirdiğinizi düşünmek cezbedici olabilir, ancak bitiş çizgisi hiç bir zaman sabit durmamalı.

Bu konuda benim tavsiyem; Başarıyı her zaman kutlayın ve başarıya ulaşanları her zaman ödüllendirin. Ancak ertesi günü kalktığınızda bitiş çizgisini daha ileriye taşımanız gerektiğini unutmayın ve yeni hedeflerinizi belirleyin.

Odaklanın. Tanınmış bir şirkete sahip olduğunuzda ve başarılı olduğunuzda konuşma yapmanız için gelen davetler, röportaj teklifleri, mentorluk talepleri gelmesi kaçınılmaz. Sonuçta herkes sizin başarınızdan faydalanmak isteyecektir.

Bu gibi durumlar tabii ki insanın gururunu okşar ve kendisini iyi hissettirir. Ancak unutmayın ki siz bir pop star veya film oyuncusu değilsiniz ve başında olmanız gereken bir işiniz var.

Katılacağınız aktiviteleri belli bir sınırda tutun ve gerektiğinde hayır demesini bilin. Etkinliklerde aktif olacağım diye siz  başarı hikayeleri anlatırken diğer tarafta şirketinizin başarısızlığa sürüklenmesine izin vermeyin.

Kendinizi işe adamaktan vazgeçmeyin. Ne yazık ki sıklıkla görülebilen bir durum da şirket sahibinin belli bir başarıya ulaştıktan sonra kendisini eskisi gibi işine vermemesi. Daha önce başarısızlık korkusu ile deli gibi çalışıp çırpınan kişi, belli bir başarıya ulaştıktan sonra üzerinden baskının kalkması rehavete kapılır ve eskisi gibi çalışmayı, şirketine katkıda bulunmayı bırakır. İş dünyasında rehavete malesef yer yok. İş hayatında durduğunuz anda geride kalacağınızı aklınızdan sakın çıkarmayın ve koyduğunuz yeni hedefler doğrultusunda en iyisi için çalışmaya devam edin.

 

Yayınlayan

Burak Bardakci

http://twitter.com/burakbardakci

“Başarının Karanlık Yüzü” üzerine 2 yorum

  1. Burak bey yada size abi demek istiyorum. Ben uluslararası ilişkiler ve avrupa bırlığı bolumunden mezunum ve hayalım yurt dışı satıs temsılcılıgı. Ekmek fırını imalet eden bir şirkette işe başladım ve ilk haftam. İlk önce fırınların nasıl işleyişini ve nasıl yapıldığını öğrenicem ve her fırın için kendıme tanıtım yazıları hazırlıycam. Çeşit çeşit fırın üretimi yapılıyor. Ben çok yenı ve tecrubesızım ingilizcem var fakat sizde bılıyorsunuz tecrube ve pratik olmayınca kullanması çok zor oluyor. Yurt dışı pazarlarına ürünü fuar larla tanıtıyorlarmış bugune kadar. Ben neler yapmalıyım lütfen bana yol gösterın .ne tarz mailler atmalıyım örnek varmı elınızde yada nasıl pazarlara ulaşabılırım. Ben çok çalışmak isteyen biriyim ve severek yaptığım bir iş. Teşekkur ederım dıkkate aldığınız için.

    1. Merhaba,

      Fuarlar haricinde online pazarlama (eposta / b2b siteler) yontemlerini kullanabilirsiniz. Ne yazik ki boyle her ise uyacak hazir sablonlar gibi birsey yok. Kendi firma profilinize gore tanitim dosyanizi hazirlamalisiniz.

      Isinizde basarilar diliyorum.

Bir Cevap Yazın