Lütfen bana çok meşgulüm demeyin Burak Bardakçı blog yazısı

Lütfen Bana Çok Meşgulüm Demeyin

Başınızı kaşıyacak vaktiniz yok, o kadar yoğunsunuz ki öğle yemeğini bile atladınız veya iş sonrası mesaiye evde devam edeceğiniz ve ertesi güne sunum hazırlayacağınız için en yakın arkadaşınızın doğum gününe bile vakit bile ayıramıyorsunuz.

Günümüzde girişimcilerin ve bir çok profesyonel çalışanın ortak derdi. ÇOK ÇALIŞMAK ve ÇOK MEŞGUL OLMAK.

Peki bu ne kadar doğru? Aslında “Çok meşgulüm”, “Hiç vaktim yok”, “Çalışma hayatından bıktım”, “Şirkette aşırı bir yoğunluk var” sözlerine kendinizi ne kadar inandırıyorsanız, o kadar doğru.

İstisnalar tabii ki var ancak gözlemlediğim kadarıyla genel sorun iş yoğunluğundan ziyade kişilerin çalışma şeklindeki yanlış.

Bir diğer sorun da, karşınızdaki kişiye ne kadar meşgul ve yoğun bir insan olduğunuzu gösterirseniz aslında alttan alttan o kadar daha ben önemliyim, benim vaktim daha kıymetli, ben kazanan tarafım mesajı verilmesi. Gerçekten çok saçma ama “meşgul” olmak böbürlenip hava attığımız bir duruma dönüştü sanki. Şikayet edenler bir yandan meşguliyetlerini azaltmak için hiçbir çabada bulunmuyor, aksine kabullenilmiş bir durum söz konusu.

Ne kadar farketmesekte bu durum hem özel hayatta hem iş hayatında gerçekten önemli bir problem oluşturuyor. Bir şekilde herkes meşgul. Hal böyleyken insan bir süre sonra inandırıcılığını kaybediyor ve çevresiyle olan ilişkisini zedeliyor.

Karşı tarafa hissettirdiğiniz bu yoğunluk ve meşguliyet yakın çevrenizle olan ilişkilerinizi etkilerken aynı zamanda iş bağlantılarınıza da kolayca olumsuz etki edebilir. Tabii herkesin çok yoğun olduğu ve gerçekten başını kaşıyamadığı zamanlar olacaktır. Ancak bu durum sürekli böyleyse ve ilişkilerinize zarar veriyorsa bir yerde dur demesini ve kontrol altına almasını bilmeliyiz.

Önemli olan günde kaç saat çalıştığınız, akşam kaçta yatıp sabah kaçta kalktığınız değil çalıştığınız zamanı ne kadar etkin kullandığınız. Sabahtan akşama kadar masa başında oturup yine de belli bir yol kat edip rahat bir nefes alamıyorsanız harcadığınız saatlerin hiçbir önemi kalmıyor.

Bir konuya açıklık getirelim. Sınırlı bir zamanda sınırsız taleplerin olduğu bir hayatta yapılacak işler hiçbir zaman bitmeyecek, yerine her zaman bir yenisi eklenecek. Ve bunun belli bir gelire veya mevkiiye ulaştığınızda biteceğini düşünüyorsanız tamamen yanılıyorsunuz.

Aylık geliriniz beş hane değil altı haneleri de bulsa yine yapacak çok işiniz (farklı şekilde de olsa) olacak. Yapacak çok işiniz olması işlerin tamamını anında bitirmelisiniz veya bitirebileceksiniz anlamına gelmiyor.  İçinde olduğumuz bu yarış ne yazık ki ancak ölünce bitiyor ve dediğim gibi ne yaparsanız yapın hep yeni işler, yeni hedefler önünüzde belirecek.

Bunun yerine, doğru ve planlı bir şekilde çalışırsanız hem daha çok işin üstesinden gelebilir, hem ilişkilerinize zarar vermez hem de daha mutlu ve stressiz bir çalışma hayatına sahip olabilirsiniz.

Çok değil, akıllı çalışmanın yollarını ise bir sonraki yazımda anlatacağım.

 

Yayınlayan

Burak Bardakci

http://twitter.com/burakbardakci

“Lütfen Bana Çok Meşgulüm Demeyin” üzerine 4 yorum

  1. Bir diğer sorun da, karşınızdaki kişiye ne kadar meşgul ve yoğun bir insan olduğunuzu gösterirseniz aslında alttan alttan o kadar daha ben önemliyim, benim vaktim daha kıymetli, ben kazanan tarafım mesajı verilmesi.
    Abi bu bölüm çok yerinde ve doğru bir tespit olmuş devamını bekliyoruz.
    İyi çalışmalar

  2. Eğer bu şekilde davranılmadığı zaman insanlar kend işlerini bile sizin üstünüze yıkmak için fırsat bekliyorlar.

Bir Cevap Yazın