Browsing "Girişimcilik"

Yurtdışında İthalat Yapma Yolları

Yurtdışında ithalat yapma yolları Polonya’da yaşayan ve ithalat ihracat üzerine girişimde bulunmak isteyen bir takipçim kafasına takılan sorular için saolun benim görüşlerimi sordu.

Yurtdışında bulunup kafasında bu tarz fikirler ile dolaşan başka insanlara da faydası olabilir düşüncesi ile sorularını blog yazısı olarak cevapladım.

1. Bu işe başlarken şirket kurmak kesinlikle önemli size katılıyorum. Ancak başlangıçta yüklü bir sermaye olmadığını farz edersek ve bu alışverişte aracı değil de alıcı gibi davranırsak para trafiğini nasıl sağlayabiliriz?

Blogunuzda yazdığınız %10-20 peşinat durumu, benimle ilk kez iş yapacak olan tedarikçi açısından güven sorunu yaratmaz mı? (Bu ilk aşamada para trafiği gerçekten kafama takılan en büyük sorulardan birisi)

Öncelikle şirket kurmak için fazla bir sermayeye ihtiyaç yok. Başlangıçta yapacağınız masrafı sadece firma kurulum masrafı olarak düşünün. Bunun karşılığını ise hem müşteri hem tedarikçi tarafında güven ve ciddiyet olarak alacaksınız.

Eğer aracı değil, ithalatçı olarak konumlanıp Türkiye’den mal getirecekseniz, tedarikçi doğal olarak ödemeyi sizin üzerinizden garani altına almak isteyecektir. Çünkü karşısında bulacağı tek muhatap siz olacaksınız.

Bu durumda, müşterinizden sipariş sırasında kapora olarak %30-50 ödeme talep etmelisiniz. Kontrat ile de hem siz hem müşteriniz kendini yasal olarak güvence altına almış olacaktır.

Devamini Oku »

Girişimciler İçin Zamanı Verimli Kullanma Yolları

Zamanı verimli kullanma yolları Henüz çok yeni ve küçük bir işletme olarak, rutin bir iş gününde herşeye yetişmek zor. Zamanın nasıl hızlı ve verimsiz geçtiği akşam yapılması gereken işlerin hala yığın olarak beklediğini gördüğümüzde anlıyoruz.

Yapılacak işlerin artmasına rağmen yapılanların aynı oranda azalmamasından dolayı, bir süre sonra oluşacak kargaşa insanın baya bir canını sıkıyor.

İki şirketin yönetimi ve buna bağlı olarak problemleri ile aynı anda uğraşan biri olarak bir ara neredeyse sıyırmak üzereydim. Hem nasıl oluyorsa çok yoğundum, hem de hiç bir işe yetişemiyordum. Yapılacak işler tamamlanmamış, satışa ayıracak vakit kalmamış, gözle görülür hiçbir gelişme yok, ama ben yorgunluktan ölüyorum.

Bür süre sonra bu iş böyle gitmez diyerek sağdan soldan edindiğim bilgileri kendime göre uyarlayarak en uygun çalışma şeklini çıkardım. Belki her iş / sektör / kişi için geçerli olmayacaktır, ama genel hatları alıp kendinize uyarlayarak zamanı daha etkin kullanabilirsiniz.

1. Yapılacaklar (To-Do) Listesi Oluşturun
İnternet üzerinde ücretli / ücretsiz görev yöneticisi hizmeti veren bir çok servis var. Kağıt kalem kullanmak yerine heryerde elinizin altında duracak, mümkünse bulut tabanlı bir servis kullanın. Benim size önereceğim servis Remember The Milk. RTM ile eklediğim her detayı laptop, cep telefonu (Blackberry – iPhone veya Android), iPad veya internete erişebildiğim herhangi bir cihazdan takip edebiliyorum.

Devamini Oku »

İhracatta Ürün Seçimi Nasıl Yapılır?

Önemli Not: Siteyi yeni tasarımı / temasıyla yayına geçirdim, zannediyorum böyle daha güzel oldu. Önceden eposta veya RSS ile beni takip ediyorsanız, eskiyi unutup tekrar kayıt olmanızı rica ediyorum. Eski site tamamen farklı bir servis üzerinde olduğundan, e-posta veya RSS takibinizi yenilememeniz durumunda yeni yazılardan haberdar olamayacaksınız. İyi okumalar!

ihracat ürün seçimi nasıl yapılırYeni bir iş kurarken bütün konuların başında zannediyorum ki en önemlisi ÜRÜN kısmı. Eğer ürününüzün ne olacağını bilmiyorsanız, geriye kalan noktalarda hazır olsanız bile hiçbir şekilde başlayamazsınız.Özellikle ihracat ve elektronik dış ticaret (e-brokerlık) yapmak isteyen kişiler için, işin en zor kısmı ürün bulmak. Üründen kastım sadece tekil bir ürün değil, sektör de olabilir. Girişimci adayı işe tekstil üzerine mi başlasın, gıdadan mı girsin, elektronik iyi bir fikir mi vs diye düşünürken sonunda kendini daha en baştan yorar ve belki de bir türlü başlayamadığı için hevesi kırılır ve vazgeçer.

Bu sebeple ürünü en baştan fazla vakit kaybetmeden seçmemiz şart. Çünkü beraberinde atılacak bütün adımlar (ofisinizin yerinden tutun kullanacağınız bilgisayar yazılımına kadar) seçtiğiniz ürüne bağlı olacaktır.

Ürün seçimi konusunda direk “bu ürünü seçin”, “bu adımları izleyerek seçeceğiniz üründe sırtınız yere gelmez” gibi kesin bir tavsiye / garanti ne yazık ki veremiyorum. Tahmin edebileceğiniz gibi, eğer böyle bir yeteneğim olsa size girecek sektör bırakmamış olurdum :) . Size hangi ürünü seçeceğinizden çok, seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatacağım.

Devamini Oku »

Oca 8, 2012 - Girişimcilik, İş Dünyası    2 Yorum

Her Girişimcinin Başına Gelen Zorluklar

Girişimcilerin yaşadığı zorluklarYeni bir iş kurmak başlarda büyük heyecan verir. Büyük şeyleri başarma, yanlış giden şeyleri değiştirme hayalleri, bir yandan eğlenirken bir yandan da iyi bir gelir elde edebilme düşüncesi kimi heyecanlandımaz ki zaten?

Hayaller peşinde yol alırken, ne yazık ki kısa bir süre sonra gerçeklerle yüzleşiriz. En önemli elemanınız işten ayrılır, firma içinde anlaşmazlıklar yaşanır, piyasaya süreceğiniz ürün yarım kalır ve bir türlü bitmek bilmez veya piyasaya sunduğunuz ürün hakkında müşteriler konuşur fakat satın almaz.

Bu tür zorluklar neredeyse her girişimcinin başına geliyor. Kimse bir işe başladığı an multi milyoner olmadığı gibi, olanlarda hiç bir sorun yaşamadan, herşey toz pembe şekilde ulaşamıyor hedeflerine.

Kendi yaşadığım ve farklı girişimcilerden edindiğim, yaşanmış olan zorlukları kısaca toparlamanın faydalı olacağını düşündüm. Çözümleri değil, sadece zorlukları yazacağım ancak bu zorlukları daha yaşamadan bilmeniz eminim ki yeterli hazırlıkları yapmanıza veya aşmanıza yeterince yardımcı olacaktır.
Devamini Oku »

Başarılı Girişimcilik İçin 3 Ana Unsur (Video)

Takip ettiğim bloglardan birinde rastladığım bu video başarılı bir girişimcilik için gereken 3 ana unsuru güzel bir animasyon ile anlatmaya çalışmış.

Animasyona göre başarılı bir girişimcilik için gerekenler: Yaratıcılık + İnanç + Eylem

Yaptığı işte yaratıcı olan, gerçekten inanan ve eyleme geçmek için beklemeyen kişiler başarıya ulaşmada fazla zorlanmıyor gerçekten. Umarım video sizin için de ilham verici olur.

Tedarikçi Seçimi Nasıl Yapılır?

Tedarikçi nasıl seçilir İmalatçı olmayan, hazır, işlenmiş ürün / mal satışı yapan ihracatçılar, aracılar, dış ticaret firmaları için en büyük sorunlardan bir tanesi başlangıç aşamasında düzgün bir tedarikçi ile çalışabilmek.

Satmayı planladığınız ürünü ortaya çıkardınız, karar verdiniz, pazar araştırmalarını yaptınız ama aynı ürünü üreten bir sürü tedarikçi olabilir. Böyle bir durumda kiminle nasıl çalışmalı, nelere dikkat edilmeli bilmek lazım.

Özellikle stok tutmadan çalıştığınızı, sektörde yeni olduğunuz için belli referanslarınızın olmadığını ve başta yurtdışından gelen taleplerin çoğunu satışa dönüştüremeyeceğinizi düşünürsek başlangıçta karşılaşacağınız en büyük sorun tedarikçiler tarafından ciddiye alınmamak olacaktır.

Hatta daha önce yazdığım bir yazıda da belirttiğim gibi, bir çok üretici tarafından aracı firmalar (hele eğer şirketleri ve belli bir adresleri, bir iki referansı yoksa) LAPTOPÇULAR olarak isimlendirilmektedir.

Ciddiye almama konusunda bazen tedarikçilere de hak vermek gerek. Bunun iki sebebi var:

1) Kendinizi onların yerine koyun; ne olduğu belirsiz bir firma size telefon / email ile ulaşıyor ve “yurtdışında ki müşterimizin şöyle şöyle bir talebi var, bize fiyat verebilirmisiniz acil?” diye soruyor. Aradan belli bir süre geçiyor ama hiçbir dönüş yok. Sonra firma tekrar geliyor fiyat istiyor, bir daha istiyor, bir daha istiyor ve sonuç olarak hala ciddi bir alım yok!

Yukarıda yaşanan olayın farklı brokerlar, dış ticaret firmaları tarafından sürekli tekrarlandığını düşünün. Bir süre sonra tedarikçide bunlardan hiçbir şey çıkmıyor, neden vaktimi boşuna bunlarla harcayayım diyerek karşısındaki firmayı doğal olarak ciddiye almıyor.

2) Size talebi gönderen yurtdışında bulunan ithalatçı (nam-ı diğer potansiyel müşteriniz) aynı zamanda piyasada bir çok kişiye de talebini gönderiyor. Size gelen talep aynı zamanda tedarikçinize de geliyor olabilir. Böyle bir durumda müşterilerinizin çakışacağı için, fiyat boş yere yükseleceği için tedarikçi arada başka kimseyi istemez. Sizin müşteriniz farklı bir firma olsa da, tedarikçi buna emin olamayacağından dolayı riske girmez. Hatta bir çok sefer müşteriye verdiği fiyatlardan daha yüksek fiyat çeker size. Böylece siz satış yapamazsınız, boş yere didinirsiniz ve müşteriler yine tedarikçinize (veya diğer üreticilere) kalır. Devamini Oku »

Yurtdışında Türk Firmalarını Temsil Etmenin Yolları

Yurtdışında temsilcilik almak

 Bu yazının ana konusunu Kanada’da yaşayan Özge Hanım oluşturdu aslında. Öncelikle kendisine blogumu okuduğu ve girişimciliğe olan hevesi için teşekkür ederim. Kendisinin sorusunu kişisel olarak cevaplamaktansa, bir blog yazısı ile cevaplamak daha fazla kişiye faydalı olabilir diye düşündüm.

Soru kısaca şöyle:

Bir süredir Kanada’da yaşıyorum ve Türkiye’den irtibat kurduğum firmaları burada temsil etmek istiyorum. Üreticilerin ürünlerini kendi markalarıyla temsil etmek ve buradaki perakendecilere satarak komisyon almak istiyorum. Bu tarz bir işin literatürdeki adı nedir ve hangi yolları izlemek gerekir?

Öncelikle ilk yapılması gereken hangi firmanın / firmaların ürünlerini ve hangi ürünleri temsil edeceğine karar vermek ve kararın sonucunda resmi bir şirket kurmak (sorunun sahibi buraya kadar gerekenleri tamamlamış).

Firmalar ile bağlantıya geçmeden önce karara varılması gereken bir diğer önemli nokta ise ne olarak çalışmak istediğin. Bu tarz bir işin literatürdeki adı normalde “acenta”, “aracı” veya “broker – trader” olarak geçer. Firmanın satışları için müşteri bulup aradan komisyon alarak acenta olarak çalışabilirsiniz.

Bu şekilde çalışmanın Türkiye’de e-broker olarak Türk firmaların ürünlerini ihraç etmekten pek bir farkı yok. Aradaki değişen tek şey ihracat yerine ithalat yapılacak olması.

Karşılaştırmak gerekirse:

Türkiye’de Aracı Olarak Çalışmak

Türk Üretici —> Aracı —> Yabancı Müşteri (Ürün ihraç ediliyor)

Yurtdışında Aracı Olarak Çalışmak

 Türk Üretici —> Aracı —> Yabancı Müşteri (Ürün ithal ediliyor)

Devamini Oku »

İhracatçı Neden LinkedIn Kullanmalı?

ihracatçılar neden linkedin kullanmalıLinkedIn için iş dünyasının Facebook’u desem herhalde abartmış olmam. Yüz milyonun üzerinde kullanıcısı, binlerce tartışma grubu, firma profilleri ile LinkedIn, dünyada en çok kullanılan iş ağı.

Yurtdışında daha fazla kişiye ulaşmaya, ürünlerini pazarlamaya ve satışını artırmaya çalışan ihracatçı firmalar ve e-brokerlar için kesinlikle bulunulması gereken bir platform LinkedIn.

Maalesef, ülkemizde bulunan firmaların çoğu hala Sosyal Medya’nın ve hatta internetin gücünün tam olarak farkına varamamış olduğundan diğer ülkelere göre kullanım oranları bir hayli düşük (kişisel bazda değil, ihracat odaklı firmalar için).

Oysa LinkedIn’de yer alarak;

- Önemli kişilerden, normalde ulaşmanıza imkan olmayan firmalardan oluşan bir network kurabilir,
- Sektörünüzle alakalı gruplara ve tartışmalara katılarak neler olduğundan, nelerin konuşulduğundan haberdar olabilir,
- Fikir sahibi olduğunuz konular ile ilgili yazı / yorumlarda bulunarak fikir alışverişinde bulunabilir,
- Firma profili açarak ürünlerinizi sergileyebilirsiniz.

Devamini Oku »

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-2

Burak Bardakçı E-Brokerlık

İlk bölümde E-Brokerlık nedir, kanmamanız gereken hikayeler, dışarıdan ne gözle bakılıyor ve nasıl yapılmamalı konularına değinmiştim.

Bu yazıda ise bu işi hakkıyla yapmak isteyenler için nasıl yapmalı, ne yapmalı elimden geldiğince anlatacağım.

E-Broker Olmak İçin Yapmanız Gerekenler ve Adaylara Tavsiyelerim:

- Tedarikçileri tanıyın
İş yapacağınız sektör üzerine detaylı bir araştırma yapın. Sektörde ürününüzü tedarik edeceğiniz firmalar neler yapıyor, en büyükler kimler, nasıl bir rekabet var, iş yapış şekilleri nasıl, güvenilirler mi gibi konular üzerine kafa yorun. Mümkünse yüzyüze görüşün, onları ziyaret edin, bir çaylarını için.

Şunu unutmayın ki sadece internetten bir üretici bulupta onun malını alıp satabileceğinizi veya aracısı olabileceğinizi düşünmek hayalperestlik. Bir çok firma alıcıyla araya girecek kişilere sıcak bakmamakta, ciddiye almamaktadır (laptopçu deyiminden bahsetmiş miydim?)

- Ürünleri tanıyın
Satışını yapacağınız ürünleri çok ama çok iyi tanıyın. Ürünün özellikleri nelerdir, nasıl üretilir, üretim aşamaları nelerdir, pazarda satış grafikleri nedir, nerelere en çok satışı yapılmaktadır, herhangi bir tehlikesi var mı, rekabetin yoğun olduğu bir ürün mü hepsini öğrenin. Bir müşteriyle görüşürken ürün hakkında soru sorduğında cevap veremediğiniz an, o müşteriyi kaybettiniz demektir. Müşteri karşısında profesyönel birini görmek ister.

(Daha ayrıntılı bilgi için: “Yurt Dışı Pazar Araştırması Nasıl Yapılır?“)

- Dış ticaret mevzuatına hakim olun:
A’dan Z’ye bütün gümrük mevzuatını bilmenize lüzum yok. Ancak genel geçer kullanılan terimleri kesinlikle öğrenin. Teslim şekilleri nelerdir, ödeme şekilleri nelerdir, ürünlerinizin yurtdışına çıkışı veya hedef ülkelerde ithalatı sırasında istenenler nelerdir bilmeniz gerekir. Bunun için IGEME‘nin websitesinden yararlanabilirsiniz.  Devamini Oku »

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-1

E-Brokerlık, online mecraları kullanarak alıcı ve satıcı arasında köprü oluşturmak, yani internet üzerinden aracılık yapmaktır. Örneğin, Türkiye’de bulunan bir tekstil fabrikası ile Almanya’da bir ithalatçının ticaret yapmasını sağlayıp, aradan komisyon almak e-brokerlık oluyor.

Aslına bakarsanız, bu sadece Türkiye’de kullanılan bir terim. Yurtdışında daha çok “commodity trader” veya “business trader” ifadeleri kullanılıyor. Brokerlık terimi borsada veya sigorta sektörlerinde daha geçerli.

E-Brokerlık nedir” ve “nasıl E-Broker olunur” konuları hakkında google’da ufak bir arama yaparsanız bu işin kursunu veren firmaların şaşaalı anlatımları ve forumlarda göreceğiniz basmakalıp, birbirinin kopyası yazılarla karşılacaksınız.

Elektronik dış ticaret, dış ticaret uzmanlığı vs üzerine eğitim veren kuruluşlarda aşağıdakine benzer anlatılanları duymuşsunuzdur;

“X diye biri var, İtalya’dan tekstil talebi geliyor hemen üreticiyi bulup malı satıyor, Almanya’da meyve ithalatçısı elma soruyor hemen çiftçiyi buluyor paslıyor, bütün dünyada ticaret yapıyor. Sizde hepsini yapabilirsiniz”. Bir laptop ve bir adam, on parmağında on marifet tüm dünya ticaretinin yükünü sırtında taşıyor sanırsınız. İlk tavsiyem, abartılı anlatımlara inanmayın.

Dışarıdan çok kolay gözükmesine rağmen, maalesef hiçbir iş gibi e-brokerlıkta yazıldığı çizildiği gibi kolay bir iş değil. Bir süre bu işle uğraşmış ve şimdi de benzer bir şekilde çalışan şirketim olduğundan (bkz: BATA FOOD), bu konuda tavsiyelerin ihracat, aracılık yapmak isteyenlere faydalı olacağını düşündüm.

En Büyük Tavsiye: E-BROKER OLMAYA ÇALIŞMAYIN

Nasıl yani?! Diyebilirsiniz. Şöyle açıklayayım;

E-Brokerlar müşteri tarafından maliyet artırıcı ve sorumluluk almayan bir unsur, tedarikçiler tarafından da ciddiye alınmayan, amatör görülen (ki çoğunlukla öyleler), Alibaba.com’da bir hesap açıp birde dandirikten websitesi açtıktan sonra her gelen talebi “of 20 konteynır mal talep ediyor kesin sattım” diye değerlendiren ve kısa yoldan köşeyi dönebileceğini düşünen kişilerdir. Tedarikçiler tarafından o kadar ciddiye alınmazlar ki, kendilerine genelde “laptopçular” denmektedir. Gerçekten, “laptopçu” diye bir kavram var.

Ayrıca alıcılar tarafından e-broker olduğunuz anlaşıldığı anda siz onlar için sadece “ekstra maliyet” olarak görüleceksiniz. İhracat yapacağınız ürünlerde, sertifika vs gibi şeylerde de her şekilde satıcının bilgileri yer alacağından, ufak bir araştırmayla direk satıcıya ulaşabileceklerdir ve bir daha da onlardan haber alamayacaksınız.

Bunları nereden mi biliyorum? Çünkü hepsini bizzat yaşadım ve yaşayanları da gördüm.

Bunun yerine, neler yapmanız gerektiğini, benzer bir şekilde nasıl gerçekten ticaret yapabileceğinizi ikinci bölümde paylaşıyor olacağım.

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-2

 

Pages:12»