Browsing "İş Dünyası"
Eki 25, 2011 - B2B Ticaret, İş Dünyası    0 Yorum

Fiyat Rekabetinden Uzak Durmak İçin 6 Yol

  1. Yeni Pazar Bulun: Örneğin; Rakipleriniz muadili ürünleri Almanya’ya satıyorsa, siz Norveç’e yönelin. Ülke sadece bir örnek, bu pazarlar yaş, gelir dağılımı vs gibi çeşitlendirilebilir.
  2. Piyasayı İyi Takip Edin: Siz rekabet amacı ile tam fiyatları düşürmüşken rakipler fiyat artırmış olabilir. Nerede durduğunuzu bilin.
  3. Ürünlerinizi Farklılaştırın: Sunduğunuz ürünlerin her zaman piyasadakilerden farklı bir özelliği olsun. Böylece rakipler fiyatla rekabet ederken, siz farklılığınızı öne sürüp kesinti yapmazsınız.
  4. Ürün ve Hizmeti Birleştirin: Örneğin A ürünü 100 USD ise, fiyat indirimi yapmak yerine A + Nakliye 100 USD şeklinde bir fırsat sunun. Fiyat indirdiğiniz ürünü tekrar eski haline getirdiğinizde müşteri bunu “zam” olarak algılayacakken, fiyat artırmak yerine Nakliye’yi çıkarttığınızda farklı algılayacaktır.
  5. Sunumda Farklılaşma: Rekabetçileriniz ile aynı ürünü satıyor olsanız bile, ürün dizaynını veya paketlemesini geliştirerek daha üst bir algı yaratabilir ve tercih sebebi olabillirsiniz.
  6. B2B pazarlar için örnek: BATA FOOD’da ihracatını yaptığımız ürünleri başka ihracatçılar gibi boş / yazısız karton koliler ile göndermektense, üzerine renkli baskı ile logomuzu ve ürün ismini koyduğumuz koliler ile paketliyoruz. Çok basit ve ufak bir farklılık olsa da, işe yarıyor (BATA FOOD websitesinde ana sayfada örnek kolileri görebilirsiniz)

  7. Sınırlı Satış: Satışını yaptığınız üründe “limitli zaman”, “sınırlı sayı” algısını yaratırsanız müşteriler stoklarınız tükenmeden almaya çalışacaktır. Fırsatı kaçırmamalıyım duygusu müşterilerinizin harekete geçmesine yardımcı olur. Eğer ürününüzün sınırsız olduğunu düşünürler ise alım yapmayı erteleyebilirler.
  8. Fiyat rekabetinden uzak durabilmek için önereceğiniz farklı yollar var ise lütfen yorumlarda paylaşın. Yukarıda yazmış olduğumuz yollara yenilerini ekleyerek bu kaynağı geliştirebiliriz.

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-2

Burak Bardakçı E-Brokerlık

İlk bölümde E-Brokerlık nedir, kanmamanız gereken hikayeler, dışarıdan ne gözle bakılıyor ve nasıl yapılmamalı konularına değinmiştim.

Bu yazıda ise bu işi hakkıyla yapmak isteyenler için nasıl yapmalı, ne yapmalı elimden geldiğince anlatacağım.

E-Broker Olmak İçin Yapmanız Gerekenler ve Adaylara Tavsiyelerim:

- Tedarikçileri tanıyın
İş yapacağınız sektör üzerine detaylı bir araştırma yapın. Sektörde ürününüzü tedarik edeceğiniz firmalar neler yapıyor, en büyükler kimler, nasıl bir rekabet var, iş yapış şekilleri nasıl, güvenilirler mi gibi konular üzerine kafa yorun. Mümkünse yüzyüze görüşün, onları ziyaret edin, bir çaylarını için.

Şunu unutmayın ki sadece internetten bir üretici bulupta onun malını alıp satabileceğinizi veya aracısı olabileceğinizi düşünmek hayalperestlik. Bir çok firma alıcıyla araya girecek kişilere sıcak bakmamakta, ciddiye almamaktadır (laptopçu deyiminden bahsetmiş miydim?)

- Ürünleri tanıyın
Satışını yapacağınız ürünleri çok ama çok iyi tanıyın. Ürünün özellikleri nelerdir, nasıl üretilir, üretim aşamaları nelerdir, pazarda satış grafikleri nedir, nerelere en çok satışı yapılmaktadır, herhangi bir tehlikesi var mı, rekabetin yoğun olduğu bir ürün mü hepsini öğrenin. Bir müşteriyle görüşürken ürün hakkında soru sorduğında cevap veremediğiniz an, o müşteriyi kaybettiniz demektir. Müşteri karşısında profesyönel birini görmek ister.

(Daha ayrıntılı bilgi için: “Yurt Dışı Pazar Araştırması Nasıl Yapılır?“)

- Dış ticaret mevzuatına hakim olun:
A’dan Z’ye bütün gümrük mevzuatını bilmenize lüzum yok. Ancak genel geçer kullanılan terimleri kesinlikle öğrenin. Teslim şekilleri nelerdir, ödeme şekilleri nelerdir, ürünlerinizin yurtdışına çıkışı veya hedef ülkelerde ithalatı sırasında istenenler nelerdir bilmeniz gerekir. Bunun için IGEME‘nin websitesinden yararlanabilirsiniz.  Devamini Oku »

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-1

E-Brokerlık, online mecraları kullanarak alıcı ve satıcı arasında köprü oluşturmak, yani internet üzerinden aracılık yapmaktır. Örneğin, Türkiye’de bulunan bir tekstil fabrikası ile Almanya’da bir ithalatçının ticaret yapmasını sağlayıp, aradan komisyon almak e-brokerlık oluyor.

Aslına bakarsanız, bu sadece Türkiye’de kullanılan bir terim. Yurtdışında daha çok “commodity trader” veya “business trader” ifadeleri kullanılıyor. Brokerlık terimi borsada veya sigorta sektörlerinde daha geçerli.

E-Brokerlık nedir” ve “nasıl E-Broker olunur” konuları hakkında google’da ufak bir arama yaparsanız bu işin kursunu veren firmaların şaşaalı anlatımları ve forumlarda göreceğiniz basmakalıp, birbirinin kopyası yazılarla karşılacaksınız.

Elektronik dış ticaret, dış ticaret uzmanlığı vs üzerine eğitim veren kuruluşlarda aşağıdakine benzer anlatılanları duymuşsunuzdur;

“X diye biri var, İtalya’dan tekstil talebi geliyor hemen üreticiyi bulup malı satıyor, Almanya’da meyve ithalatçısı elma soruyor hemen çiftçiyi buluyor paslıyor, bütün dünyada ticaret yapıyor. Sizde hepsini yapabilirsiniz”. Bir laptop ve bir adam, on parmağında on marifet tüm dünya ticaretinin yükünü sırtında taşıyor sanırsınız. İlk tavsiyem, abartılı anlatımlara inanmayın.

Dışarıdan çok kolay gözükmesine rağmen, maalesef hiçbir iş gibi e-brokerlıkta yazıldığı çizildiği gibi kolay bir iş değil. Bir süre bu işle uğraşmış ve şimdi de benzer bir şekilde çalışan şirketim olduğundan (bkz: BATA FOOD), bu konuda tavsiyelerin ihracat, aracılık yapmak isteyenlere faydalı olacağını düşündüm.

En Büyük Tavsiye: E-BROKER OLMAYA ÇALIŞMAYIN

Nasıl yani?! Diyebilirsiniz. Şöyle açıklayayım;

E-Brokerlar müşteri tarafından maliyet artırıcı ve sorumluluk almayan bir unsur, tedarikçiler tarafından da ciddiye alınmayan, amatör görülen (ki çoğunlukla öyleler), Alibaba.com’da bir hesap açıp birde dandirikten websitesi açtıktan sonra her gelen talebi “of 20 konteynır mal talep ediyor kesin sattım” diye değerlendiren ve kısa yoldan köşeyi dönebileceğini düşünen kişilerdir. Tedarikçiler tarafından o kadar ciddiye alınmazlar ki, kendilerine genelde “laptopçular” denmektedir. Gerçekten, “laptopçu” diye bir kavram var.

Ayrıca alıcılar tarafından e-broker olduğunuz anlaşıldığı anda siz onlar için sadece “ekstra maliyet” olarak görüleceksiniz. İhracat yapacağınız ürünlerde, sertifika vs gibi şeylerde de her şekilde satıcının bilgileri yer alacağından, ufak bir araştırmayla direk satıcıya ulaşabileceklerdir ve bir daha da onlardan haber alamayacaksınız.

Bunları nereden mi biliyorum? Çünkü hepsini bizzat yaşadım ve yaşayanları da gördüm.

Bunun yerine, neler yapmanız gerektiğini, benzer bir şekilde nasıl gerçekten ticaret yapabileceğinizi ikinci bölümde paylaşıyor olacağım.

E-Broker Olmak İsteyenlere Tavsiyeler Bölüm-2

 

Eyl 25, 2011 - İş Dünyası    0 Yorum

GRUPANYA Kandırmacası

Sektörün en büyük 2-3 grup satın alma sitesinden biri olan Grupanya, bir kaç gün önce Bağdat Caddesi – Villa Maral ile ilgili bir kampanya çıktı. Tabii o geri sayım olarak verilen saatler çoktan sona ersede, sürekli uzatıldığından kampanya şu an hala devam ediyor (Kampanyayı görmek için tıklayın).

Grupanya, çıktığı bu kampanyada 100 TL’lik akşam yemeği menüsünü 45 TL’ye verdiğini iddia ediyor. Soğuk mezeler, ara sıcaklar, ana yemek vs dahil böyle nezih bir yerde akşam yemeği hemde %50 indirimli bir çok insana cazip gelmiş olacak ki, bu yazının yazıldığı saatte 746 kişi fırsatı satın almıştı.

Ne yazık ki bu 746 kişiyi Villa Maral’a gittiklerinde kötü bir sürpriz bekliyor olacak. Çünkü Grupanya’nın normalde değerini 100 TL göstediği bu menüyü, herhangi bir zamanda Villa Maral’a gittiğinizde 45 TL’ye alabilirsiniz. Villa Maral’ın menüsünü açtığınızda ilk veya ikinci sayfada bu menüyü ve altta yazan fiyatını görebilirsiniz.

Yani 45 TL’lik menüyü, size 45 TL’ye satarak ve değerini 100 TL gibi göstererek Grupanya cebini dolduruyor ve müşterilerini kandırıyor.

Eğer ben o 746 kişiden biri olsaydım, ödediğim 45 TL üzerine kendimi kandırılmış hisseder, kafama göre istediğim zaman gidip aynı fiyata alabileceğim bir menüyü bana aynı fiyattan indirimliymiş gibi sattığı içinde Grupanya üzerinden bir daha alışveriş yaparken oldukça tedirgin olurdum.

Takdir sizin.

NOT: En son 1 ay kadar önce gittiğim Villa Maral’da 45 TL’lik set menü, menüde yer alıyordu. Şu an Grupanya bu kampanyayı çıktığı için iptal etmişler midir bilemiyorum. Gidenler haber verirse sevinirim.

Hüsnü Özyeğin E-Tohum Konuşması (Video)

Haziran ayında Özyeğin Üniversitesi’nde yapılan E-Tohum toplantısında birçok başarılı girişimci de konuk olarak yer aldı.

Kendim katılamasam da E-Tohum saolsun konukların videolarını internetten takip etmemize olanak sağlıyor.

Konuşmacılardan benim için en değerlisi Hüsnü Özyeğin. Bir kaç sene önce kendisini İTÜ’de düzenlenen Girişimcilik Panelinde dinleme fırsatı bulmuştum. Zekası, girişimci kişiliği, bir beyaz yakalıyken nasıl Türkiye’nin en zenginleri arasına girdiği beni çok etkilemişti.

E-Tohum toplantısında yaptığı konuşma da sanıyorum bir çok kişiye ilham verecektir.

21 Haziran 2011 Etohum Toplantısı – Hüsnü Özyeğin from Burak Buyukdemir on Vimeo.

Eyl 4, 2011 - Girişimcilik, İş Dünyası    0 Yorum

Sadık Kalmanız Gereken 9 Temel Esas

İş hayatında hepimizin yaşadığı günlük sıkıntılar, rutin işler, koşuşturmaca vs derken bağlı kalmamız gereken değerlerden uzaklaşabiliyor, önemli bazı noktaları unutabiliyoruz.

Göz ardı ettiğimiz bu esaslar aslında bizim ve şirketimizin geleceği için kritik önem taşıyor.

Kendi önemli bulduğum ve hep göz önünde bulundurmaya çalıştığım bir kaç nokta var. Zannediyorum ki hangi sektörde, hangi şekilde iş yapıyor olursanız olun, başarılı ve uzun vadeli bir şirket yönetmek için gerekli olanlar hepimiz için geçerli olacaktır. Şöyle ki:

1 ) Şirketinizin asıl amacının müşteri yaratmak ve elinizde tutmak olduğunu unutmayın. Müşteriniz yoksa, sıfrsınız.

2 ) Ne satarsanız satın, hangi hizmeti verirseniz verin kaliteli ve vaad ettiğiniz özelliklerde olsun. Daha sonra başınızı ağrıtacağını bildiğiniz işlere girmeyin, kar marjları çok cezbedici olsa da.

Devamini Oku »

Pages:«12